Takım sporu çocuğa yenilgiyi, sıra beklemeyi ve paylaşmayı nasıl öğretir? 4-8 yaş çocuk futbolunda velinin rolü üzerine rehber.

Futbol sahasında ağlayan bir çocuk gördüğünüzde ilk düşünceniz canı yandı olur. Çoğu zaman yanılırsınız. Çocuk yenildiği için ağlıyordur ve bu, sahada olan en değerli şeydir.

Yenilgi öğrenilebilir bir beceridir

Çocuklar kaybetmeyi doğuştan bilmez. Kaybetmek başta adaletsizlik gibi hissedilir: Ben de iyi oynadım, niye biz kaybettik?

Takım sporu bunu haftada iki kez, güvenli bir ortamda, sonucun gerçek bir bedeli olmadan öğretir. Çocuk kaybediyor, üzülüyor, sonraki hafta yine geliyor. Bu döngü, hayatındaki ilk dayanıklılık egzersizi.

Okulda bir sınavı kaybettiğinde, arkadaşlığında bir hayal kırıklığı yaşadığında kullanacağı kas, burada gelişiyor.

Sıra beklemek ve pas vermek

Dört-altı yaş arası çocuk doğal olarak benmerkezcidir. Bu bir kusur değil, gelişim aşaması. Top kendisindeyken vermek istemez, çünkü henüz takım diye bir bütün kurmamıştır.

Futbol bunu yavaşça çözüyor. Pas verdiğinde gol olduğunu gördüğünde, paylaşmanın kayıp değil kazanç olduğunu deneyimliyor. Anlatılarak öğretilemeyen bir şey, oynayarak öğreniliyor.

Velinin en zor işi: kenarda susmak

Maç sırasında kenardan taktik veren veli, çocuğa yardım ettiğini düşünür. Oysa çocuk aynı anda topu, antrenörü ve sizi takip edemez. Üçünün arasında kalır ve genelde donar.

Maç sonrası soru da önemli. Kaç gol attın diye soran veli, çocuğa değerinin gol sayısı olduğunu öğretir. Bugün en çok neyi sevdin diye soran veli, oyunun kendisini değerli kılar.

Bir yıl sonra hâlâ futbol oynayan çocuklar, genelde ikinci soruyu duyanlar oluyor.

Bizim hedefimiz ne?

Profesyonel futbolcu yetiştirmek değil. Fethiye'de o yolu isteyen çocuk için başka adresler var.

Bizim işimiz, futbolu seven çocuğun onu sevmeye devam etmesi; bu arada koordinasyonunun, kondisyonunun ve dayanıklılığının gelişmesi. Bazı çocuklar buradan ileri gidiyor, çoğu gitmiyor ve bu tamamen iyi.

Futbolda başlangıç yaşı 4. Kış dönemi kayıtlarımız açık.

Bilgi için: 0549 613 18 28

Türkiye'de yüzme kursları çoğunlukla beş yaş ve üzerini kabul eder. Bunun pedagojik bir sebebi yok; pratik bir sebebi var. Beş yaşındaki çocuk yönergeyi takip eder, sırada bekler, grup içinde yönetilebilir. Yani beş yaş çocuk için değil, grup dersi için uygun bir yaştır.

Oysa çocuğun suyla ilişkisi çok daha önce kuruluyor.

Erken yaşta ne oluyor?

Üç yaşındaki bir çocuk kulaç atmayı öğrenmez. Onun öğrendiği şey daha temel: bedeninin suda nasıl davrandığı.

Su, karadan farklı bir ortam. Denge başka türlü kuruluyor, nefes başka türlü alınıyor, düşmek acıtmıyor. Çocuk bunu yaşayarak öğrendiğinde, sadece yüzmeye değil, genel beden farkındalığına da katkı sağlıyor.

Sekiz yılda en net gördüğümüz şey şu: erken başlayan çocukta su korkusu diye bir aşama hiç oluşmuyor. Sonradan aşılması gereken bir engel ortaya çıkmıyor, çünkü engel hiç kurulmuyor.

Sonra başlayan çocukta ne fark ediyor?

Yedi yaşında ilk kez suya giren bir çocuk, üç yaşındakinden daha hızlı teknik öğrenir. Kas kontrolü daha iyi, yönergeyi daha iyi anlıyor. Ama bir şeyle uğraşmak zorunda kalıyor: kontrol kaybı korkusu.

Yedi yaşındaki çocuk artık batabilirim fikrini kurabiliyor. Üç yaşındaki kuramıyor. Bu yüzden geç başlayan çocukta ilk haftalar teknikle değil, güvenle geçiyor.

İkisi de öğreniyor. Ama biri öğrenmeye korkuyu aşarak başlıyor, diğeri korku hiç oluşmadan.

Erken yaş her çocuk için doğru mu?

Hayır ve bunu açıkça söylemek gerekiyor.

Bazı çocuklar üç yaşında gruba hazır değildir. Ayrılık kaygısı yoğun olabilir, yönergeyi takip edemeyebilir. Bu bir eksiklik değil, gelişim farkı. Böyle çocuklarda birebir çalışmak ya da birkaç ay beklemek daha doğru.

Yaşı değil çocuğu izlemek gerekiyor. Bizde ölçü şu: çocuk suya girmeyi kendi istiyorsa hazırdır.

Peki ne kadar erken?

Kulübümüzde bebek çalışmaları 2 aylıktan itibaren yapılıyor: anne ya da baba eşliğinde, birebir, 30-32 derece ısıtmalı suda. Üç yaşından itibaren çocuk kendi başına gruba katılabiliyor.

Karar vermeden önce çocuğunuzla havuzu görmeye gelin. Suya girmek zorunda değil; sadece bakmak bile bir başlangıç.

Bilgi için: 0549 613 18 28

LİKYASPOR YÜZME

Biz Likya Spor’da sekiz yıldır şunu gördük:Korkan çocuk koşmaz, gülen çocuk koşar.Spor, çocuğun ilk “korkum bitti” dediği andır.Topa vurmaktan korkuyorsa, önce topu göğsüne alırsın.Havuza girmekten korkuyorsa, önce parmak ucunu ıslatırsın.Çünkü biz biliyoruz, düşmek değil; düşerken yalnız kalmak korkutur.Fethiye çocuk spor okulu arayan bir anne, bir baba;İşte o yalnızlığı silmek için buradayız.Bir adım atın, gerisini biz tamamlarız. instagram @likyaspor çocukların gülerken yaptığı antrenmanları paylaşıyoruz. Bize antrenmana gelmeden bir bak.


Bilgi Al